Ölüm cezasını destekleyenler, kişiyi suç işlemeden caydırdığını ve cinayet gibi bazı suçlarda hak edilen cezanın verildiğini iddia etmektedirler. Ölüm cezası karşıtları, ömür boyu hapis cezası ile caydırıcılık konusunda hiçbir farkı olmadığını, insan haklarını çiğnediğini, yanlış infazlara yol açtığını, müebbet hapis cezasının yeterli olduğunu iddia etmektedirler.
İdam cezasının gerçekten insani bir ceza olmadığını, insanların içinde biriken, hırs, kin, öfke ve intikam duygularının bir dışavurum hali olduğunu çok net görmek gerekir.
Evrensel İnsan Hakları'nın 5.maddesine göre "Hiç kimseye işkence yapılamaz ya da zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele uygulanamaz."
İdamın uzun vadede bir caydırıcılığının olmadığı da uygulandığı ülkelerde ortaya çıkmaktadır. Örneğin idam cezasının uygulandığı Amerika Birleşik Devletleri'nde suç oranları, idam cezasının uygulanmadığı Avrupa ülkelerine nazaran çok daha fazladır. Ayrıca unutmamak gerekir ki bir ülkedeki baskın güç, iktidar kendisine muhalif unsurları ortadan kaldırmak için bu yola tevessül edebilir. Bu ise çok tehlikeli ve geri dönülmez yaralara neden olabilecek bir hatadır. Memleketin evlatları Deniz Gezmiş, başbakan Adnan Menderes gibi onlarca değerimiz idam edilerek hata edilmedi mi? Üzerinden onlarca yıl geçmiş olmasına karşın hâlâ bu insanları üzülerek anmıyor muyuz? Peki geri gelebildiler mi bu insanlar, geri gelebilirler mi? Güç muhalifini ezer! Eğer idam cezası olmasaydı geri dönüş olacaktı. O gün suçlanılan insanlar ertesi gün suçsuz oldukları anlaşılınca serbest kalacaklardı belki de...
Ama olmadı idamdan geriye dönüş yok...
Kırılan kalem kırılır bir kere...
Bugün senin yargıladığın yerde yarın sen yargılanıyor olabilirsin. Bir de bu açıdan düşünmeli, hesabı ona göre yapmalıdır...
Satrançta olduğu gibi yaşamda da önceden düşünmek iyidir. ( Pascal )
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder